>82.Akademi Ödülleri

>7 mart 2010 da 82. dağıtılacak Oscar ödülleri için adaylar belli oldu.Bu seneye damgasını vuran hatta senelerce beklenen Avatar bir çok dalda Oscara aday.Bu seneyi digerlerinden farklı kılan en önemli seyse Oscar’a aday olarak 10 film gösterilmesi.Akademi senelerdir 5 filmle sahneye cıkarken bu sene 10 film içerisinden seçim yapacak.ana dalları aşağıda kısaca listeledim.

En iyi film

• “Avatar” James Cameron and Jon Landau, Producers

• “The Blind Side” Gil Netter, Andrew A. Kosove and Broderick Johnson, Producers

• “District 9” Peter Jackson and Carolynne Cunningham, Producers

• “An Education” Finola Dwyer and Amanda Posey, Producers

• “The Hurt Locker” Kathryn Bigelow, Mark Boal, Nicolas Chartier and Greg Shapiro, Producers
• “Inglourious Basterds” Lawrence Bender, Producer
• “Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire” Lee Daniels, Sarah Siegel-Magness and Gary Magness, Producers
• “A Serious Man” Joel Coen and Ethan Coen, Producers
• “Up” Jonas Rivera, Producer 
• “Up in the Air” Daniel Dubiecki, Ivan Reitman and Jason Reitman,      
 
En iyi erkek oyuncu

• Jeff Bridges in “Crazy Heart”

• George Clooney in “Up in the Air”

• Colin Firth in “A Single Man”

• Morgan Freeman in “Invictus”

• Jeremy Renner in “The Hurt Locker”
                                  

                            

En iyi yardımcı erkek oyuncu
• Matt Damon in “Invictus”
• Woody Harrelson in “The Messenger”
• Christopher Plummer in “The Last Station”
• Stanley Tucci in “The Lovely Bones”
• Christoph Waltz in “Inglourious Basterds”

Christoph Waltz’in bu seneki oyunculuğunun Oscarlık olduğu şüphe götürmez.

En iyi kadın oyuncu

• Sandra Bullock in “The Blind Side”
• Helen Mirren in “The Last Station”
• Carey Mulligan in “An Education”
• Gabourey Sidibe in “Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire”
• Meryl Streep in “Julie & Julia”
En iyi yardımcı kadın oyuncu
• Penélope Cruz in “Nine”
• Vera Farmiga in “Up in the Air”
• Maggie Gyllenhaal in “Crazy Heart”
• Anna Kendrick in “Up in the Air”
• Mo’Nique in “Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire”

En iyi film dalında kuşkusuz James Cameron’un göz bebeği Avatar güçlü bir rakip.Bütün teknolojik dehasının yanında ” bu dünya bizim onu mahvetmeyelim” sloganını içimize işleten,pandoraya taşınmayı istediğimiz duyarlı bir film var karşımızdaAma sıkı bir Tarantino hayranı olarak ,Tarantino’nun ustalık eseri ‘Inglourious Basterds’ i listede görmekten çok mutlu oldum.Akademi’nin Tarantino gibi yönetmenlere pek prim vermediği gerçeğini unutmazsak,adaylıkla sevinip ödülü beklememek çok mantıklı olacak.
District 9 ise benim bu sene içinde izleyip de ‘vay be!’dediğim filmlerden bir tanesi. Konu olarak Amerika eleştirisini uzaylılar üzerinden dünyaya yayması itibariyle muhafazakar jüriden ne kadar alkış alır bilinmez ama belli ki onları da etkilemiş.
Yukarı Bak (Up) bir ilki gerçekleştirdi ve Animasyon film olarak en iyi film dalında aday gösterildi. Kimi eleştirmenlere göre pixar’ın vasat altında kalan bu şirin mi şirin animasyonu
Görünen o ki beklentileri karşılamış ama ödülü alacağını kendimce sanmıyorum. The hurt Locker ülkemizde gösterime girmeyen ama gösterildiği yerlerde büyük alkış alan bir savaş filmi,Bigalow seyirci çok etkiledi ve sanatsal yönden doyurdu.Birçok festivalde de adaylık ve ödülleri olan filmin Oscar adayları arasında olması sürpriz değil.The blind side amerikan futbolu oyuncusu Michael Oher’in biyografik öyküsünü konu alıyor.Bir çok biyografinin daha önce ödül aldığını düşünürsek bu sene de bu 10 film içinde bir adet biyografi bulunmalıydı olarak yaklaşıyorum olaya. Precious: Based on the Novel ‘Push’ by Sapphire da ülkemizde gösterilmedi fakat çarpıcı konusu ile 44 dalda ödül kazandı ve 6 dalda Oscar’a aday gösterildi. Film gösterime girdigi ülkelerde 2009 yılının en iç acıtan en dramatik filmi olarak adlandırılıyor. An Education ise 1960larda geçen içinde yaş farkı ve statü farkı barındıran bir aşk hikâyesini makul anlatımı ve başarılı oyuncu performanslarıyla birleştiren bana kalırsa sürpriz adaylardan birisi.
Coen kardeşler severi olarak ben A serious Man’i izleyememiş olmaktan üzüntü duyuyorum. Coenlerin durum değerlendirmesi ve sıradan olayların iç yüzünü perdeye kendilerine has tarzlarıyla aktarması onların bu listede var olmasını kısaca özetliyor.Fargodan bu yana kara mizahın beyaz perdedeki ustaları ödülsüz de olsalar çok güçlüler.Up in the Air ise ülkemizde Aklı Havada adıyla vizyona girdi.Film için su an sadece yazılıp çizilenleri okumakla yetindim.Fakat sistem eleştirisi ile “American Beauty”gibi Oscar’ı kucaklamaya yakın adaylardan biri olarak adlandırılıyor.
Oyunculuk dallarında ise en iyi yardımcı erkek dalında, oyunculuğuna film boyunca doyamadığım Christoph Waltz bence kesinlikle heykeli evine götürmeli. Eğer bu heykelcik ola ki Woody Harrelson’a filan meylederse Oscar’a zayıf olan inancım tamamen yok olacak.
En iyi erkek oyuncu Oscar’ını ise Morgan Freeman almalı, bu konuda kimse şaşırtıcı bir sonuç beklemiyor diye düşünüyorum. Akademi gelenekçi olsa da kadın oyuncu ödülü de her an Gabourey Sidibe’ye gidebilir.
Her sene çok isterim töreni izlemeyi, ama hep Pazartesi sabaha karşı başlar izleyemeden uyurum. Malum mesai var sabaha pazartesi sendromu ile beraber.Bakalım bu sene yine
James Cameron’un hafif narsist ama showa çok uygun nidalarını tören sonrası hemen duyabilecekmiyiz.(bknz: 1993 Oscar törenleri: James Cameron:I am the king of the worldddd….)

Reklamlar
Bu yazı and the Oscar goes tooo... içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s